10 Şubat 2011 - 10:05

Mustazaf-Der'in Diyarbakır'da düzenlenen geniş katılımlı panelinde kendilerine karşı harekete geçen BDP'ye zeytin dalı uzatıldı.

Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA- Mustazaf-Der'in Genel Başkanı Hüseyin Yılmaz, BDP'ye barış çağrısında bulundu. Diyarbakır'da düzenlenen bir panelde konuşan Mustazaf-Der Genel Başkanı Hüseyin Yılmaz, Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen dernek operasyonlarını, 'Sivil toplum kuruluşlarını sindirme operasyonu’ olarak değerlendirdi.

Farklı seslere tahammül gösterilmediğini, susturulmaya çalışıldığını belirten Yılmaz, "Operasyonlar kendi Kürdü’nü, kendi Müslümanını oluşturma amaçlıdır. Kendilerine biatte bulunmayan hiçbir yapıyı, hiçbir yapıya müsaade etmeme operasyonudur. CMK 102 tahliyeleri bahane, 2 yıl öncesinden telefon kayıtları alıyorlar. 2 yıl önceki teknik takipleri de çıkarsınlar. Ne var; ’Kutlu Doğum’ etkinliklerine gitmiş. Ne var bunda. Mavi Marmara gemisinde şehit edilen insanların etkinlik ve mitinglerine katılmış ve etkinlikler düzenlemiş sahip çıkılmış" dedi.

Yılmaz BDP ve PKK çizgisindeki çevrelere seslenmek istediğini, geçmişin kin ve düşmanlığının bir yana bırakılmasını gerektiğini söyledi. Mustazaf-Der Genel Başkanı Hüseyin Yılmaz, şöyle devam etti:

"Geçmişin kirli dilini kimse kullanmasın, bu herkes için geçerli. Bu toplumda, bu coğrafyada bir arada yaşamak zorundayız. Farklılıklarımızla, farklı düşüncelerimizle birbirimizin kutsallığına hürmet ederek, bir birimizin inancına saldırmadan ve inancına saygı göstererek, bir arada yaşamak zorundayız. Kimsenin bir yere gideceği yok. Ne biz bir tarafa gideriz buradan, ne de siz gidersiniz. Bu oyuna gelmeyin. Madem bir arada yaşayacağız, barış dilini kullanmak zorundayız, çatışma dilini değil. Kim kendini nasıl tanımlıyorsa ona o şekilde hitap edelim. Karalama, kötüleme propaganda dili olmasın. O zaman belki bir arada yaşamanın yolu açılır ve bu tuzaklar, oyunlar boşa çıkarılır. Devlete çağrım ise, sivil toplum kuruluşlarına örgüt muamelesi yapmaktan vazgeçin. Zülüm yapmayın. Bu memlekette zenci muamelesi görmekten bıktık. Yeter düşün yakamızdan. CMK tahliyeleri ve Habur karşılaması gösteriyor ki, sizin kötü dediğinize halk kötü demiyor. Bu coğrafyada yaşayan insanlar sizin suçlu gördüğünüzü suçlu görmüyor. Sistem kirlenmişse, tıkanmışsa tek bir yolu var. Hükümete çağrımızı ayrımsız genel bir af çıkarmasıdır. Geçmişe bir çezgi çekip temiz bir sayfa açalım. Terörler Mücadele Kanunu açıktır ve bu kanuna göre, Hizbullah silahı ve şiddeti bıraktığı için terör örgütü değildir. Devlet, Hizbullah’ı terör listesinden çıkartmalıdır."